 |
Güzellik Kavramı
Tarih boyunca güzellik insanın
ilgisini çeken bir konu olmustur. Afrika yerlileri dudaklarına ve
boyunlarına halkalar takarak güzel göründüklerini düsünürken, uzak
dogulular ayaklarının küçük görünmesi için demirden yapılmıs
ayakkabılar giymislerdir. Ortaçag Avrupasında yapılan heykel ve
tablolarda genis kalçalı kadınlar estetik ve güzellik simgesi olarak
kullanılırken, günümüzde dar ve çikik kalçalar güzel olarak
degerlendirilmektedir. Anlasılacagı gibi kültürler arası ve zamanla
iliskili olarak güzellik anlayısı da degisime ugramaktadır.
Bir moda olarak degisen güzellik tanımında degismeyen sabit
parametre Platon’un belirttigi ‘altın oranlar’ ve simetridir;
Altin oranlar dogada bulunan ve gözümüzün asina oldugu oranlardir ve
hayatimizin her alaninda karsimiza çikmaktadir.Örnegin; A4 dosya
kagidi, kibrit kutusu, kredi karti, kimlik kartlari, sigara paketi
vb. nesneler tasarlanirken en-boy-yükseklik hesaplamalarinda
Platon’un altin oranlarindan faydalanilir. Bu nedenledir ki bir
kibrit kutusunun en-boy-yükseklik oranlari korunarak büyütülürse bir
sigara paketi veya kredi karti, biraz daha büyütülürse A4 dosya
kagidi boyutlari elde edilir. Bu bir tesadüf degil; sadece altin
oranlara sadik kalmak suretiyle elde edilen bir estetik görünümdür.
Eger bu nesnelerin en-boy-yükseklik ölçümlerinden herhangi biri
degistirilerek üretim yapılacak olursa hemen estetik görünümünü
yitirerek, farkli ama gözümüzü rahatsiz eden bir nesne haline
gelecektir. Daha genis bir kimlik karti veya daha dar bir dosya
kagidi vb. gibi. Altin oranlar mimaride de kullanılmıstır. Bu
oranlara uygun olarak tasarlanan yapılar ( Rönesans dönemi Avrupa
mimarisi, Mimar Sinan’in pek çok eseri vb) sanat saheseri olarak
hala fevkalade görünümlerini ve büyüleyici güzelliklerini
korumaktadirlar.
|
|
 |